Gene
bir cumartesi ve ben müdavimi olduğum gece kulübündeydim. Arkadaşlarımla zaman
geçiriyor; ortama uyum sağlayan pozlarda, şen kahkahalarım ve elimde kadehimle
boy gösteriyordum. Aman ne büyük olay! Sahte bir kalabalığın içerisindeki belki
en gösterişli ama en az yalanlı insandım. O kalabalığın içerisindeki bir kaç
dostumdu gerçekliğimle beraber durduğum. O da onların bana olduğu kadardı belki
de... Bilinmez!
‘Uzun’ kapıda
belirdi. Tabi yanından hiç ayırmadığı çantası Taram ile beraber… Beni görür
görmez, kalabalığı yarıp yanıma gelmeye çalışıyordu. Benle beraber geldiğini
gören arkadaşlarım, yalnız kalmamız için yanımdan uzaklaşmaya başladılar. En
son Çikopo kalmıştı. O da giderken, “Çok kaşarsın vallahi. Tatlı herifmiş” dedi
ve gitti. O bir kaç saniye, mekanın da verdiği enerjiyle bir havaya girdim.
Dünyanın en güzeli ve en çekicisi ben oldum. ‘Uzun’ yanıma gelip yanağımdan
öptüğü anda, gerçekliğe dönüp bir iç silkelenme yaşadım. “Benden arkadaşlarına
bahsettin mi bakıyım” diyerek, ellerini karnımda birleştirdi ve arkamdan
sarıldı. Kulağıma, “Kimse bilmesin gerçek adımı” dedi. Sanki kerhaneye soktum
herifi. Bilseler ne olacaktı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder